Amerikan KÖKENLİ

Aiden Cole

Veri Dosyası

Karakterinizin Yaşı
25
Karakterinizin hobilerini belirtiniz.
-Araçların mekanik kısmıyla ilgilenmek, modifiye etmek. -Car meetlere katılmak. -Rap müzik. -Sahile sandalye atıp alkol içip sohbet etmek.
Oyuncu
highmre

Karakter Hikayesi

Aiden Cole, 30/01/2001'de New York Brooklyn'de çalışarak kendi geçimini sağlayabilen bir ailenin kucağında gözlerini açtı.Şu anda showroomda satış danışmanı olan babası Oliver, gençlik döneminde üniversite okul basketbol takımının yıldızıydı. Annesi Nicole takımın Amigo kızlarından biriydi. Babası Oliver oynadığı bir basket maçında sakatlanma sonucunda kendisi için endişelenen Nicole'u fark etti. Maç bitiminde Nicole ve Oliver tanıştı ki ikisi de evleneceğini o an fark etti. Aiden'ın çocukluğundan beri üzerine titretilerek büyütülen Aiden küçük yaşlarında istediği şeyler alınmadığında şımarık, çekilemez bir çocuk haline bürünüyordu. Aiden şımarıklığına rağmen fazlasıyla sosyal bir çocuktu. Okuldan arkadaşlarıyla okul çıkışlarında kendi aralarında Amerikan futbolu ve basketbol oynarlardı. Aiden İlk okul öğretimini fazlasıyla sakin geçirdi. Dersleri ne çok iyiydi ne de çok kötü denilebilecek bir seviyede, fazlasıyla zeki fakat ders çalışmayı sevmezdi. Orta okulda derslerinin ağırlaşmasıyla birlikte ebeveynleri Aiden'ın ders konusunda üzerine düşmeye başladılar. Aiden her ne kadar çalışmak istemese de yaşından ve aile baskısından dolayı istemeyerek olsa da ders çalışıyordu. Orta okulda şımarıklığı yüzünden sınıf arkadaşlarıyla yaşadığı polemikte, en yakın arkadaşı olan Josh ile birlikte okulun çıkışında kavga edip dayak yediler. Durumu öğrenen Josh'un ebeveynleri Aiden'ın ebeveynlerini arayıp Aiden ve Josh'un ilişkilerini sonlandırdı. Bu olaydan fazlasıyla etkilenen Aiden içine kapanmaya başladı. Artık eski şımarık bir o kadar patavatsız Aiden'dan pek bir eser kalmadı. Aiden artık 14 yaşındaydı, liseye başlamıştı. Okulda insanlarla diyaloğa girmekten ilk başta çekinse de sonrasında yavaş yavaş herkesle tanışmaya başladı. Kevin adında bir arkadaş edindi. Kevin siyahi olmakla birlikte bir o kadar mütevazi bir çocuktu.Kevin'la birlikte 3 sene geçirdiler ve Lise 3. sınıf dönemine kadar geldiler. Kevin bir gün Aiden'a okulun basketbol takımına girip girmemek için danıştı. Aiden'ın gözleri parladı, tıpkı babası gibi olacaktı hatta televizyonda izlediği NBA yıldızları gibi kim bilir? Aiden okuldan eve gittiğinde ilk işi babası Oliver ile bu konuyu hakkında konuşmak oldu. Babası Oliver'ın da tıpkı Aiden gibi gözleri parladı. Aiden'da kendi gençliğini gördü ve Aiden'ı onayladı. Ertesi gün Aiden heyecanlı bir şekilde Kevin'a gitti ve okul basket takımı için elemelere katılacağını söyledi. Kevin fazlasıyla mutlu oldu ardından teneffüz zili çaldığı gibi spor koçlarının yanına gittiler. Eleme günü geldi ve Aiden seçildi. Kevin ne yazık ki seçilememişti ve bu duruma fazlasıyla üzüldü. Aiden basketbolda çok yetenekliydi. Kendisini geliştirmek için teneffüslerde, okuldan eve geldiğinde evinin arka bahçesindeki potada çok fazla antrenman yapıyordu. Okul turnuvaları başladığı dönemde maçlara as kadroda pivot mevkinde oynuyordu. Kevin eksiksiz olarak Aiden'ın her maçını izlemeye geliyordu. Kevin çıktığı bir maçta rakip takım oyuncusunun üstüne düşmesi sonucu kolunda parçalı kırık oluştu. Sakatlığı yüzünden ameliyat oldu. Aiden basketbolda tam da parladığı dönem sakatlanmasıyla birlikte mental olarak çok düştü. Bir daha basket oynamamak için yemin etti. Sakatlığını tam anlamıyla atlatması tamı tamına bir senesini aldı. Kolu eski işlevine kavuştu, mental olarak kendini bir nebze de olsa toparladı. Artık Lise 4. sınıftı fakat üniversiteyle alakalı pek bir hedefi olduğu söylenemezdi. Bu durumun farkında olan babası hafta sonları 'en azından meslek öğrensin' diyerek Aiden'ı showroom'a götürüyordu. Aiden showroom'a her gidişinde arabalara karşı olan ilgisi içerisinde alevleniyordu. Boş vakitlerinde evinin bahçesindeki dedesinden kalan 89 model Mustang'i tamir etmeye çalışıyordu. Babası Oliver Aiden'ın tamir yeteneklerini keşfettiğinde, liseyi bitirdiği zaman arkadaşının tamirhanesinde çalışmaya gönderdi...


Evet Aiden'ın olağanüstü bir tamirci yeteneği vardı. Motoların sesini dinleyerek arızalar için teşhis koymaya başladı. Aiden sıradan bir akşam gününde televizyon izlerken haberlerde denk gelen 'Sokakta hız kesmeden yarışlara devam eden grup' başlığı altında bir haber görmesiyle birlikte sokak yarışlarını araştırıp merak salmaya başladı. Tamirhaneden kazandığı paranın bir kısmı ve ailesinin desteğiyle birlikte ilk arabası olacak 2003 model Toyota Celica model aracını aldı. Boş vakitlerinde ailesinden habersiz büyük bir hırsla arabasını modifiye edip sokak yarışları için hazırladı. Arabası hazırdı fakat Aiden'ın direksiyon hakimiyeti pekte iyi sayılmazdı. Aiden tamı tamına bir buçuk sene sokak yarışlarına katılmak için işten çıkıp her gün azimle direksiyona antrenmanı yapıyordu. 21 yaşına yarım yıl kalan Aiden artık hazırdı. Sokak yarışlarına katılmaya başladı. Sokak yarışlarına katıldığı ilk 6 ay içerisinde pekte başarılı olduğu söylenemez. Aiden için 6 ay zor geçti fakat her gittiği yarışta hatalarından ders çıkardı. Aiden 6 ayın sonucunda ilk sokak yarışı galibiyetini kazandı. Başardığını hissediyordu, hedeflediği şeyi gerçekleştirmenin etkisiyle kendisine olan özgüveni yükseldi. Aiden tamirhanedeki işini bıraktı sadece sokak yarışları üzerinden para kazanıyordu. Sokak yarışlarının yanı sıra car meetlere gitmeye başlamıştı. Aiden car meette Adriana adında bir kızla tanıştı. Adriana ile aynı şeye ilgililerdi; arabalar ve yarışlar. Aiden Adriana'ya baktığında sanki kendisinin kadın halini görüyordu. Gün geçtikçe Adriana'ya karşı hoşlantı duyguları beslemeye başladı. Adriana ile telefondan ve mesaj üzerinden konuşmaya başlayıp buluşuyorlardı. yaklaşık 7 aylık süre sonucunda Aiden ve Adriana sevgili oldular. Aiden artık bir kız arkadaşı olduğunu annesi ve babasına söyledi. Ailesi Aiden adına çok sevindi fakat bu neşe çok uzun sürmeyecekti. Aiden klasik bir akşam yemeği sofrasında Adriana'nın sokak yarışlarına katıldığını ağzından kaçırdı. Aiden bu durumda kendisinin de katıldığını söyledi ki ailesi tarafından hiç hoş karşılanmadı. Akşam yemeği günü hafif tartışmayla kapansa da ertesi gün annesi ve babası tarafından Aiden'ın Adriana'dan ayrılmasını ve sokak yarışlarını bırakmasını istediler. Aiden çok sert bir tepki koyarak reddetti ve hemen arabasına doğru giderek evden uzaklaştı. Ne yapacağını bilmiyordu direksiyon başında gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Adriana'ya konudan hemen bahsetmedi. Yaklaşık 1 hafta boyunca arabada yatıp kalktı, yerel benzinliklerden atıştırmalık yiyerek karnını doyurdu. Adriana'ya ailesiyle yaşadığı durumları anlatmak için mesaj attı fakat Adriana kendisine soğuk davranıyordu. Aiden bunu anlamlandıramadı fakat fazla olumsuz da düşünmedi. Adriana ile butik ve mütevazi bir restoranda buluştular. Yemek yediler fakat Adriana hala Aiden'a karşı soğuktu. Aiden bu durumu anlamlandıramayıp Adriana'ya neden soğuk davrandığını sordu. Adriana birkaç defa bir şey olmadığını söyledi fakat Aiden ikna olmadı ve sormaya devam etti. Adriana en sonunda pes edip kendisini aldattığını söyledi. Aiden şoke oldu, gözünden bir damla yaş süzüldü ve Adriana'ya her şey için teşekkür edip masadan kalktı. Aiden hem ailesini terk etmesi sebebiyle hem de canından çok sevdiği kız arkadaşı tarafından ihanete uğrayınca duygusal tarafı ağır basmaya başladı. Yaşadığı bu duygu karmaşası sebebiyle joint,sigara ve alkol tüketmeye başladı. Uğuruna ailesiyle görüşmeyi kestiği kadın kendisini aldatmıştı. Aiden depresyona girdi. Mental olarak fazlasıyla düştü ve sokak yarışlarını da bıraktı. Aiden New York'u terk etme kararı aldı. New York'tan yola çıkarak arabasını Detroit'e sürdü. Detroit'in varoş bir semtinde tamirhanede işe başladı. Aiden az bir miktar da olsa para kazanıyordu artık. Evi veya kalacak hiç bir yeri yoktu. Bazen arabasının içinde yatıyordu, bazen tamirhanenin yayları bozulmuş konforsuz kanepesinde. Aiden Detroit'te yeni arkadaşlar edinmeye başladı. Geçmişinde yaşadığı olaylar Aiden'i olgunlaştırdı ve insanlara karşı hep pozitif ve iyimser yaklaşmaya başladı. Aiden maaşını her aldığında duygularını bağırmak için rap yapmaya başladı. Kendi içerisindeki duygu karmaşasını en iyi bu şekilde anlatabiliyordu. Rap yapmakta da fena sayılmazdı fakat hiç bir zaman rap yıldızı olamayacaktı. Belirli bir süre geçtikten sonra mental ve duygusal yönden daha da güçlendi ama geçmişini unutamıyordu. Geçmişi de nereye giderse gitsin Aiden'ın peşinden geliyordu. Aiden bir süre Detroit'te geçirdikten sonra bir gün sokakta yürürken birkaç Detroit'li zenci tarafından darp edildi. Cebinde kalan son birkaç doları da yoktu artık. Aiden Detroit'in varoş kısımlarında bulunduğu için artık kendisini pekte güvende hissetmiyordu. Bir gün Tamirhane ustasının telefon konuşmasına kulak misafiri oldu, ustası Los Santos diye bir şehirden bahsediyordu. Aiden işini bitirdikten sonra merak edip Los Santos'u araştırmaya başladı. Araştırmaları sonucunda Los Santos'a gidip hayatına orada devam etmeyi düşündü. Yaklaşık birkaç ay daha çalışıp bir miktar para biriktirdikten arabasını da satarak Los Santos'a uçak bileti aldı. Çantasındaki birkaç parça kıyafet, Aiden'ı kovalayan geçmişiyle birlikte Los Santos'a ayak bastı.